ODAMIZA, MESLEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM

Sayın Meslektaşımız;

TMMOB ve bağlı Odaları, çok değerli bir geçmişe
sahiptir. 60’ların ikinci yarısından itibaren bünyesindeki ilerici mühendis ve
mimarların çabalarıyla TMMOB, mesleğimiz ve ülkemizle ilgili birçok konuda söz
söylemiş, meslektaşlarımızın sorunlarına sahip çıkmış, yaşanan gelişmelerde
halktan yana taraf olmuş, demokrasi mücadelesinde önemli bir yer tutmuştur.
Nerede bir meslektaşımız işten atılsa TMMOB orada meslektaşımızın yanındadır,
nerede haklarımız kısıtlanıyorsa TMMOB yine oradadır. Bu yanıyla mühendis ve
mimarların mesleki demokratik kitle örgütü niteliğini kazanmıştır.

 

80 darbesi her kurumu olduğu gibi TMMOB’yi de olumsuz
etkilemekle birlikte özellikle 90’ların sonlarından itibaren TMMOB ve bağlı
birçok odada ciddi bir yol ayrımına girmiştir. Bu yol ayırımı uluslar arası
sermayenin mesleğimize yönelik tasfiye planının bir sonucudur. Eğitimden
sağlığa, sanayiden tarıma her konuda önümüze koyulanlar, mesleğimize dönük de
yapılmaktadır. Yabancı mühendislik tekelleri ülkemizin mühendis mimarlarının
ekmeklerine göz dikmekte, bu alanı paylaşmak istemektedir.

 

 Ne yazık ki
mesleğimiz, diplomamız ellerimizden alınırken haklarımızı savunmakla görevli
olanlar bu tabloya göz yummaktadır. Bu tutum, mühendis ve mimarı düşünmeyen,
koltuklara yapışmış mevcut yönetimlerin tercihidir. Ve yine ne yazık ki tüm
bunlar ilericilik, çağdaşlık adına yapılmaktadır.

 

Mesleğimize dönük en temel saldırıların
başında ise “Yetkin Mühendislik” saldırısı vardır. Bu saldırının en önemli
taşeronu ise İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’dir.
İMO İstanbul Şubesi, “Yetkin Mühendislik” kavramına
dört elle sarılmış ve bunu tüm TMMOB’nin gündemine taşımıştır. Bu kapsamlı
proje ile yeni mezun mühendis ve mimarların diplomalarından ünvanları
çalınmıştır. Diğer taraftan –her ne kadar şu an tepki çekmemek için “gönüllülük
esasına göre” dense de- meslektaşlarımıza para karşılığında yetkinlik belgesi
dayatılmaktadır. Bugün ise “Yetkin Mühendislik”in sermaye patentli bir proje
olduğu net olarak ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede yapılan kurslar tamamen meslektaşlarımızı
sömüren rant aracı haline gelmiştir.

 

Diğer taraftan birçok ilerici mühendis ve mimarın bu
konuya ilişkin vermiş olduğu bir mücadele söz konusudur. Bu mücadelenin
sonucunda da geçtiğimiz günlerde
İMO’nun “Yetkin Mühendislik Yönetmeliği”ne
ilişkin yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır.
Bu önemli bir kazanımdır.

 

Sonuç olarak, İMO İstanbul Şubesi yönetiminin
“çağdaşlık”ının Odayı uluslar arası tekellerin bir taşeronu haline getirmek
olduğu ortadadır.
Bu yapılanların hiç
birinin çağdaşlıkla, solculukla ilgisi yoktur. Odanın şu anki yaptığı işler sağ
anlayışların yapabileceği işlerdir.

 

Bizler Demokrat İnşaat Mühendisleri olarak, TMMOB ve
bağlı odaların mesleğimize yönelen saldırılar karşısında mücadele etmesini,
tarihsel görevine uygun hareket etmesini savunuyoruz.

Tüm meslektaşlarımızı Odamıza, mesleğimize
hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Powered by Drupal - Design by Artinet